İçeriğe geç
Bilim ve Sanat Köşkü
Tüm yazılar
Yöntemimiz4 dakika

Nota okumayı bilmeyen çocuk nasıl piyano çalar?

Harf bilmeyen bir çocuğa nota öğretmek mümkün. Renk ve sembollere dayalı metot tam olarak bunu yapıyor.

Piyano ve nota sehpasının bulunduğu ders odası

Klasik nota yazısı bir okuma sistemidir. Beş çizgi, aralıklar, anahtarlar, değerler. Yetişkin için mantıklı bir sistem, ama henüz harfleri tanımayan dört yaşındaki bir çocuk için soyut bir şifre.

Sonuç genellikle şu oluyor: çocuk ya nota öğrenene kadar bekletiliyor ya da notayı atlayıp ezberle çalıyor. İkisi de kayıp.

Rengin yaptığı şey

Dr. Erman Türkili'nin geliştirdiği Küçük Piyanistin İlk Adımları metodunda her notanın bir rengi var. Çocuk soyut bir sembolü çözmek yerine bir rengi tanıyor; renk tanıma becerisi ise okuma becerisinden çok önce geliyor.

İkinci katman şekil: şekil oktavı gösteriyor. Aynı renk bir üst oktavda farklı bir şekille görünüyor. Böylece çocuk tek bir görsel işaretten iki bilgiyi birden alıyor.

Peki gerçek notaya ne zaman geçiliyor?

Renk sistemi bir varış noktası değil, bir köprü. Çocuk çalmayı öğrenirken kulağı ve parmakları gelişiyor; okuma olgunluğu geldiğinde klasik nota yazısına geçiş çok daha kolay oluyor, çünkü artık öğrenmesi gereken tek şey yeni bir gösterim biçimi.

Yani çocuk notayı öğrenene kadar beklemiyor. Çalarak bekliyor.

Renkler nasıl seçildi?

Yedi notaya yedi renk atanmış: Do siyah, Re sarı, Mi yeşil, Fa turuncu, Sol kırmızı, La mor, Si mavi. Bu eşleşme rastgele değil; çocukların ayırt etmekte en az zorlandığı, birbirine karışmayan renkler seçilmiş.

Sistemde renk kadar önemli ikinci bir katman var: sembol. Daire sağ eli, üçgen sol eli gösteriyor. Aynı renk farklı sembolle geldiğinde bir oktav fark anlamına geliyor.

Böylece çocuk iki bilgiyi aynı anda okuyor: hangi tuşa basacağını renkten, hangi elle basacağını şekilden. Nota yazısının yaptığı işi iki basit görsel işaret yapıyor.

Hangi çocuklarda daha hızlı işliyor?

Yöntem, harf ve nota okumayı henüz bilmeyen her çocukta işliyor. Ama bazı gruplarda farkı daha belirgin görüyoruz.

Okul öncesi çağdaki çocuklarda en hızlı sonuç veriyor, çünkü renk tanıma becerisi okuma becerisinden çok önce geliyor. İki-üç yaşındaki bir çocuk rengi tanıyor, sembolü ayırt ediyor ve tuşa basıyor.

İkinci grup, geleneksel nota eğitiminde tıkanmış çocuklar. Nota yazısını soyut bulup vazgeçmiş bir çocuk, renklerle çalmaya başladığında müzikle ilişkisini yeniden kuruyor ve nota yazısına sonradan çok daha rahat geçiyor.

Yöntemi geliştiren Dr. Erman Türkili, kurumumuzun kurucusu ve akademisyen; sistem yıllara yayılan bir uygulama ve araştırma sonucunda ortaya çıktı.

Nota yazısına ne zaman geçiliyor?

Geçiş için sabit bir yaş yok; çocuğun hazır olması belirleyici. Genellikle 6-7 yaş civarında, harf okumaya başladığı dönemde oluyor.

Geçiş ani değil, kademeli. Bir süre renk ve nota birlikte kullanılıyor: çocuk aynı parçayı hem renkli hem normal notayla görüyor. İkisi arasındaki karşılık kendiliğinden kuruluyor.

Bu yüzden renkle öğrenen çocuğun sonra nota okuyamayacağı endişesi karşılığını bulmuyor. Tam tersi: renk sistemi çocuğa müziğin nasıl çalıştığını önceden öğrettiği için, nota yazısı yeni bir dil değil yeni bir yazım biçimi olarak geliyor.

Nota okumayı hiç öğrenmeden ilerlemek ise hedeflenmiyor; renk bir başlangıç aracı, varış noktası değil.

Yöntem nerede kullanılıyor?

Yöntem Dr. Erman Türkili tarafından geliştirildi ve önce bir kitap olarak yayımlandı; bugün uygulaması dijital ortama da taşınmış durumda.

Bizde erken yaş programının omurgasını oluşturuyor ve enstrüman eğitimine geçişin hazırlığı olarak kullanılıyor.

Yöntemin aynı mantığı piyano dışındaki enstrümanlara da uyarlanıyor; renk ve sembol sistemi enstrümandan bağımsız çalışıyor.

Diğer Yazılar