İçeriğe geç
Bilim ve Sanat Köşkü
Tüm yazılar
Veli rehberi4 dakika

Yaz tatilinde müzik eğitimine ara verilmeli mi?

Üç ay ara, eylülde kaybedilen yerden başlamak demek. Ama tatilin de bir hakkı var.

Piyano başında sırayla çalan üç çocuk

Haziranda gelen soru genellikle şu: yaz boyunca devam edelim mi, yoksa çocuk dinlensin mi?

Üç aylık aranın maliyeti

Enstrüman çalmak büyük ölçüde kas hafızasına dayanır ve kas hafızası kullanılmadığında geriler. Üç ay ara veren bir öğrenci eylülde bıraktığı yerden değil, birkaç ay gerisinden başlar.

Kayıp teknikle sınırlı da kalmıyor. Çalışma alışkanlığı da bozuluyor ve alışkanlığı yeniden kurmak, tekniği yeniden kurmaktan zor.

Yazın avantajı

Öte yandan yaz, okul yokken müzik eğitiminin en verimli olabileceği dönem. Kış boyunca ödev ve sınav arasında sıkışan çalışma, yazın rahat bir zeminde yapılabiliyor.

Konservatuvar ya da güzel sanatlar sınavına hazırlanan öğrenciler için yaz dönemi özellikle belirleyici; sınav takvimi genellikle bahara denk geldiği için yaz, mesafe kapatılacak son geniş dönem oluyor.

Ortası

Tam kapatmak yerine seyreltmek işe yarıyor: yoğunluğu azaltıp süreklilik korunuyor. İki haftalık gerçek bir tatil de kimseye zarar vermiyor, hatta iyi geliyor.

Yoğunlaştırılmış program nasıl işliyor?

Dönem içinde haftada bir gün ilerleyen bir öğrenci, yazın haftada iki-üç güne çıkabiliyor. Okul, sınav ve ödev yükü olmadığı için bu tempo yorucu olmuyor.

Sonuç genellikle şu oluyor: iki-üç aylık yoğun bir yaz, dönem içindeki altı aya denk bir mesafe kat ettiriyor. Özellikle sınav hazırlığındaki öğrenciler için yaz, kaybedilmemesi gereken bir dönem.

Yaz programını tatil planına göre kuruyoruz; iki hafta şehir dışına çıkacak bir öğrenci için program o boşluğa göre yeniden düzenleniyor.

Tatilde tamamen bırakmak yerine

Ailenin tatil planı ders almayı imkânsız kılıyorsa, tamamen kopmak yerine küçük bir bağ bırakmak işe yarıyor.

Günde on dakika enstrümanı eline almak, öğrenilen şeyin unutulmasını engelliyor. Enstrüman yanına alınamıyorsa dinleme ve ritim çalışmaları da bir şey: çalınan parçayı dinlemek, tempoyu elle vurmak, öğrenilen ezgiyi mırıldanmak.

Bunlar ders yerine geçmiyor ama eylülde "kaldığı yerden" başlamayı mümkün kılıyor. Tamamen kopan öğrenci ise geldiği yerin birkaç adım gerisinden başlıyor ve bu, çocuğun motivasyonunu da düşürüyor.

Yeni başlayacaklar için yaz

Yaz yalnız devam edenler için değil, yeni başlayacaklar için de iyi bir dönem — ve bu genellikle akla gelmiyor.

Eylülde başlayan bir çocuk, okulun ilk haftalarının yoğunluğuyla aynı anda yeni bir uğraşa başlıyor. Yazın başlayan çocuk ise okul açılmadan enstrümanla tanışmış, ilk zorlukları atlatmış oluyor.

Ayrıca yaz döneminde ders saatleri daha esnek; ailenin programına uyan bir saat bulmak kolay oluyor.

Deneme dersi için de yaz uygun: çocuk yorgun değil ve enstrümanla ilk teması rahat bir ortamda kuruyor.

Yaz programının kontenjanı dönem içine göre daha sınırlı; planı haziran başında netleştirmek, istenen saati bulmayı kolaylaştırıyor.

Sınav hazırlığındaki öğrenci için

Güzel sanatlar lisesi ya da konservatuvar hazırlığındaki öğrenci için yaz, takvimin en kritik parçası.

Sınav genellikle dönem sonuna yakın oluyor; yani yaz, sınavdan önceki son uzun ve boş dönem. Bu dönemde kat edilen mesafe, sonbaharda okul yüküyle birlikte kat edilemiyor.

Yaz programını bu öğrenciler için ayrı kuruyoruz: duyuş ve ritim çalışmasının yoğunlaştığı, repertuvarın seçilip oturmaya başladığı bir dönem oluyor.

Yazı boş geçiren sınav adayı, eylülde hazırlığa neredeyse baştan başlıyor.

Diğer Yazılar